Dünyayı baştan yaratan şehir; FLORANSA

wallpaper-florence-pontevecchio-old-bridge-italyHer gidişimde başka hazlar aldığım, benim nazlı, benim bohem ruhlu, sanatçı Floransam… Aydınlanma çağının başladığı, estetik ruhun her köşede, her köprüde gözünüzü aldığı, gün batımında Arno Nehri’nin kıyısından bin bir kızıllıkla nazlı nazlı gülümseyen Floransa’m. O ki, en güzel yüzünü, en dar sokaklarını, en gizli hazinelerini size ya yürüyerek ya da bir bisikletin üzerindeyken gösterir. Bu nedenledir ki, Floransa’yı muhakkak ya bisikletle ya da yürüyerek dolaşın.


Medici ailesi Floransa denince akla gelen ilk isim. Bugün 400 bine yakın insanın yaşadığı şehir, 13. yüzyılda ticaretle uğraşırken, 15. yüzyıla Avrupa’nın sanat, mimari, politika başkenti olarak damgasını vurmuş. Rönesans’ın ortaya çıktığı yer olan Floransa sanat ve mimarinin harika eserleriyle dolu. Tarih değişik zamanlarda değişik yerleri gözdesi yapmış. Eski zamanlarda Roma, Viktorya Çağı’nda İngiltere, 1920’lerde Paris ön plana çıkmış. Karanlık çağların ardından Eski Yunan ve Roma öğretilerinin dönemin mantalitesi ve teknolojisiyle harmanlanması sonucunda da 15. yüzyıla damgasını Floransa vurmuş.

Sizler için Floransa’nın mutlaka görülmesi gereken yerlerini adım adım dolaştım;

PİAZZA DELLA SİGNORİA MEYDANI

İşte Floransa’nın en güzel ve en hareketli meydanlarından birindesiniz. Bu meydan, ismini önünde bulunduğu eski şehir yönetim merkezinden alıyor. Bu binanın girişinde, 400 yıldan bu yana orada bulunan Michelangelo’nun ünlü Davide ve Hercules heykellerinin birer kopyasını göreceksiniz. (PiazzadellaSignoria Meydanı’nda kopyası bulunan Michelangelo’nun Davide heykelinin aslı ise Floransa’nın ikinci en önemli müzesi olan “Galleria Dell’ Accademia”da sergilenmektedir.) Başınızı biraz sola çevirdiğinizde ise yılan başlı medusayı elinde tutan Perseus heykelini göreceksiniz. Bu heykel I. Cosimo tarafından, ünlü heykeltıraş Ammanati’ye, şehrin düşmanlara gözdağı vermesi amacıyla yaptırılmış. Sabin kadınlarının kaçırılmasını simgeleyen heykelin özelliği ise dönemin tek parça mermerin oyulması ile yapılan ilk devasa eserlerinden biri olması. Deniz tanrısı Neptün Çeşmesi de yine bu meydanda da yer alıyor. Günün ilk ışıklarından, gecenin ilerleyen saatlerine kadar, yaz kış cıvıl cıvıl olan Piazza Della Signoria; Floransa’nın buluşma noktalarından biri.

VECCHİO SARAYI

Eski ve yeni Floransa’nın kalbi olan Della Signoria Meydanı’na hâkim olan en önemli eser 1299 yılında yapılmış 94 metrelik kulesi ile dikkat çeken Palazzo Vecchio. Günümüzde Belediye Binası’na dönüştürülmüş olan yapı önce saray olarak inşa edilmiş. Bir ortaçağ şatosu gibi düşünülen yapının içinde sizi önce Giorgio Vasari tarafından mükemmel bir biçimde tasarlanmış bir iç avlu karşılıyor. Buradan sarayın dev ana bölümü olan Salone dei Cinquecento’ya çıkabilirsiniz. Sarayın en dikkat çekici odası ise hemen kapısının karşısında dikilen Michelangelo’nun “Zafer” heykeli olan Studiolo di Francesco I.

palazzo vecchio 2

DOUMO MEYDANI

Floransa’nın en görkemli bir diğer meydanı; Piazza Doumo. Hele ki ana arterlerden değil de, meydana çıkan dar sokakların birinden ilerleyerek katedrale doğru vardığınızda karşılaşacağınız manzara nefes kesici. Meydanda Floransa’nın en büyük katedrali Duomo (İtalyanca ismi ile Basilica di Santa Maria del Fiore), 85 metre yükseklikteki çan kulesi ve Aziz Giovanni Vaftizhanesi bulunuyor. Bu üçlü Floransa’nın en önemli yapıları arasında ve dünyanın her yerinden milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Duomo, “Tanrının evi” demek ve aynı zamanda İtalya’daki her kentin en büyük katedraline verilen isim. Katedralin bulunduğu meydan da katedralden dolayı Duomo adıyla anılıyor.

DUOMO (SANTA MARİA DEL FİORE) KATEDRALİ

İnşaatı 1296 yılında ünlü mimar Arnolfo di Cambio tarafından başlatılmış olan, Fiorentina Cumhuriyeti ve elbise tüccarlarının zenginliği ile inşa edilen  katedralin sadece kubbesinin inşaatı dört yıl sürmüş. Brunelleschi tarafından yapılan harikulade kubbenin inşaatı 1434 yılında tamamlanmış.16. yüzyılın sonunda yıkılan ön cepheye ise geçtiğimiz yüzyılda eski özelliklerini koruyan renkli mermerler kullanılarak yeni bir modern çehre kazandırılmış. Bu dev katedralin içini mutlaka gezin ve benim için de bir dilek mumu yakmayı unutmayın. Çok görkemli, özellikle de tavan freskleri ve Meryem Ana ikonları ile büyüleyici bir katedral. Alt katında hediyelik eşya satan ufak bir butiği var.

GİOTTO’NUN ÇAN KULESİ

Doumo Katedrali’nin, yani Duomo’nun ve Floransa Vaftizhanesi’nin hemen yanında yer alan 85 m. yüksekliğindeki kuleden panoramik Floaransa manzarasını izlemek inanılmaz bir deneyim. 414 basamaklı bu kuleye tırmanmak bir hayli zahmetli olsa da çekeceğiniz fotoğraflar her şeye değer Giriş ücreti 10 Euro.

MEDİCİ SARAYI

Floransa’nın merkez istasyonu Santa Maria Novella ve Doumo Katedrali’nin hemen arkasında yer alan Plazzo Medici; Floransa’nın en köklü ailelerinden ve Rönesans akımının en büyük destekçilerinden ünlü Medici ailesinin sarayı. Dönemin barok mimarisinin en önemli örneklerinden biri kabul edilen Medici Sarayı, Michelozzo di Bartolomeo tarafından tasarlanmış ve 1445 – 1460 yılları arasında inşa edilmiş. 1972 yılından bu yana Palazzo Medici Riccardi sergi alanı , hem turistler ve ziyaretçiler modern ve çağdaş sanatın önemli kahramanlarına adanmış geçici sergiler düzenliyor. Sarayın galeri bölümlerindeki güncel sergileri, http://www.palazzo-medici.it adresinden takip edebilirsiniz.

Medici_sarayı_

BOBOLİ BAHÇELERİ

Hayatın insana bahşettiği en mükemmel eser olan doğa, Pitti Sarayı’nın bahçesi Boboli’de olağanüstü bir güzelliğe bürünmüş. Pitti Sarayı’nın arkasından Porta Romano tepesine kadar uzanan Boboli Garden; nefes kesici güzellikte. Bir rivayete göre, bu kilometrelerce uzunluktaki bahçeyi 1550’lerde Cosimo Medici, çok aşık olduğu karısı Elenora için yaptırmış. Özellikle doğaya düşkünseniz, Rönesans dönemi İtalyan ve sonrasında Fransız bahçelerine ilham veren, barok çeşmelerle ve geometrik ağaçlarla süslü bu devasa araziye mutlaka bir kaç saatinizi ayırın. Yorulan ayaklarınızı dinlendirmek için çimlerde yalınayak yürüyün ve hatta ipodunuzu kulağınıza takıp, çimlere uzanıp en sevdiğiniz İtalyan aryalarını bu bahçede dinleyin. Giriş ücreti 13.75 Euro.

Boboli.Gardens_!

GALLERİA DELL’ACCADEMİA

Burada uzun kuyruklar göreceksiniz, çünkü bu kadar insan boşuna beklemiyor. Burada Michelangelo tarafından 1504 yılında yapılmış dünyanın en tanınmış heykellerinden biri var. David’i hayranlıkla seyreden kalabalıklara karışmak istiyorsanız adres Via Ricasoli 58-60. Hemen yakınlarda da San Marco Müzesi bulunuyor. Fra Angelico’nun bir zamanlar rahip olarak yaşadığı bu eski manastırda sanatçının çok güzel tabloları bulunuyor.

BARGELLO SARAYI

Şehrin kalbinde yer alan Bargello Palace, yani Floransa Halk Saray’ı Floransa’da yer alan ve gotik olan mimarisi ile son derece dikkat çeken güzel bir yapı. Eskiden kışla ve hapishane olarak kullanılan yapı günümüzde ise muhteşem bir sanat müzesi. Saray, aynı zamanda Floransa’da yer alan en eski devlet binası. Çok uzun bir süre hapishane olarak kullanılmış, birçok idam mahkumu son günlerine kadar burada hapsedilmiş ve sarayın bahçesinde de infazları gerçekleştirilmiş. Bargello Palace’da yer alan eserler arasında en dikkat çekeni Michelangelo’nun eserleri… Bunlar Bacchus, Pitti Tondo (veya Madonna and Child), Brutus ve David-Apollo’dur.

UFFİZİ MÜZESİ

Medici Ailesinin yönetim ofislerinin bulunduğu Uffizi Müzesi, Rönesans sarayına da ev sahipliği yapıyor. Dünya’nın en güzel müzelerinden birisi olan Uffizi, zengin resim, çizim ve baskı koleksiyonuna sahip. Orijinal ismi “The Palazzo Degli Uffizi” olan müze binasının geçmişi, 16.yy’a kadar uzanıyor. 1560 yılında Floransa’nın meşhur Medici ailesinden Toscana Dükü Cosimo, mimar Vasari’den bir saray yapmasını istemiş. Mimarlığın yanı sıra, ressam ve tarihçi olan Giorgio Vassari; birbirine paralel iki uzun binadan oluşan ve birbirine bir koridorla bağlanan estetik ve kullanış açısından enfes bir saray yapmış. Uffizi’nin inşa edildiği dönemde Medici Ailesi, resmi devlet işlerini görmek ve yaşamak için Pitti Sarayı’nı kullanıyordu. Dük Cosimo bu yeni sarayı, hem hakimlerin kullanacağı bir adalet sarayı, hem de idari işler için kullanılacak ofisler olarak tasarladığı için saraya İtalyanca ¨ofis¨ anlamına gelen. “Uffizi” ismi verilmiş.

Uffizi Müzesi, Medici Cimabue, Giotto ve Simone Martini, Botticelli, Della Francesca, Leonardo Da Vinci’nin eserleri gibi birçok ünlü eser bu müzede sergileniyor.

uffizi_müzesi_1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir